Her biri bir niyet, her biri bir yolculuk...
Bir kesenin içine saklanmış bin yıllık gelenekler, el dokuması Buldan ipeğiyle sarılıp Anadolu’dan bugüne taşınıyor.
Kırmızı çaput, dileğin göğe yazılmış kırmızı mührü gibi.
Tütsü, yedi adımda arınmanın kadim kokusu, zamanın içinden gelen bir nefes.
Nar, bereketin ve çoğalmanın sesi toprağa düştüğü an yeni dilekler filizleniyor.
Gül lokumu, kalpten dökülen sözcükler gibi tatlı, içten.
Perveran bitki çayı, ritüelin son yudumu...
Ve çörek... Paylaştıkça çoğalan Anadolu’nun sofrasından bir miras.
Nazar boncuğu duvar süsü ise, geçmişten bugüne uzanan sessiz bir koruyucu el emeğiyle, antika kumaşlardan ilmek ilmek dokunmuş.
Perveran'da her detay bir niyete, her niyet bir anlamı taşır.
Kadın kooperatiflerinin emeği, ustaların bilgeliği, sandıklardan çıkan kumaşların sessiz hikâyesiyle birleşir.
Sadece bir obje değil, bir zaman kapsülü Devamını Göster